İşitme Kaybı

İşitme kaybı, tipi, derecesi ve konfigürasyonuna bağlı olarak sınıflandırılmaktadır. Çocuklarda işitme kayıplarının erken tanı ve tedavisi dil ve konuşma gelişimi açısından büyük önem taşımaktadır. Yetişkinlerde ise yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilmektedir. İşitme Kaybı Tipleri İşitme kaybı işitsel sistemin etkilenen bölümüne bağlı olarak sınıflandırılır. İletim tipi işitme kaybı Sensörinöral işitme kaybı Mikst tip işitme kaybı İletim … Devamını oku

65 Yaş Üstü İşitme Cihazı Fiyatları

65 yaş üstü işitme cihazı fiyatları, cihaz araştırması yapan 65 yaş üstü bireyler için önemli kriterlerin başında gelmektedir. Yaşlandıkça, işitme kaybı yaşamak yaygındır. Bu sinir bozucu ve izole edici bir deneyim olabilir, ancak neyse ki yardımcı olabilecek işitme cihazları var. Bununla birlikte, birçok yaşlı, maliyetle ilgili endişeler nedeniyle bir işitme cihazına yatırım yapmakta tereddüt ediyor. … Devamını oku

En İyi İşitme Cihazı

En iyi işitme cihazı, kaliteli bir marka tercih ettikten sonra hastanın en rahat ettiği cihazdır. Bu rahatlığı sağlayan en temel etmen ise uzmanın işitme cihazını doğru ayarlanmasıdır. İşitme kaybı, dünya çapında milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir sorundur. Günlük yaşamınız üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir, bu da başkalarıyla iletişim kurmayı ve çevrenizdeki dünyanın tadını çıkarmayı … Devamını oku

Ankara İşitme Merkezleri

İşitme kaybı, dünyadaki milyonlarca insan için sinir bozucu ve izole edici bir deneyim olabilir. Neyse ki, teknolojideki gelişmeler ve uzman işitme bakımının mevcudiyeti ile işitme kaybından muzdarip olanlar rahatlama bulabilir ve yaşam kalitelerini yeniden kazanabilirler. Ankara’da güvenilir ve etkili bir işitme merkezi arıyorsanız, doğru yere geldiniz. Ankara İşitme Merkezleri, her yaştan hastanın ihtiyaçlarını karşılamak için … Devamını oku

İşitme Cihazı Fiyatları

İşitme cihazı fiyatları kalıcı işitme kaybı tanısı alan bireylerin en çok merak ettiği konuların başında yer almaktadır. İşitme kaybı şüphesiyle hastanelerin KBB bölümüne başvuran bireylere eğer gerek görülürse işitme testi yapılır. Bu testin sonucuna göre eğer işitme kaybı medikal veya cerrahi yolla düzeltilemez ise kalıcı işitme kaybı teşhisi konuşur. Ardından işitme cihazı raporu ve reçetesi çıkan hastalar işitme cihazı markaları ve işitme cihazı fiyatları hakkında araştırmalara başlar.

İşitme Cihazı

İşitme cihazları çevreden gelen sesleri amplifiye ederek yani seslerin şiddetini arttırarak işitme kayıplı bireylerin daha rahat işitmesini sağlayan aletlerdir.Hastanelerin Kulak Burun Boğaz (KBB) bölümünde muayene olduktan sonra ve odyolojik değerlendirmelerin ardından işitme kaybı tanısı alan hastaların işitme kaybının kalıcı olduğu ve ilaç veya ameliyat ile düzelme ihtimalinin olmaması durumunda işitme cihazı kullanması önerilir. Ameliyat açısından riskli bulunan bireyler ise ameliyatla işitmesinin daha iyi hale geleceği öngörülse bile risk sebebiyle işitme cihazı kullanması önerilir.

İşitme Cihazı Kullanım Süresi

İşitme cihazı kullanımında genellikle merak edilen konulardan bazıları gün içinde cihazın kaç saat takılması gerektiği ve belirli bir süre sonra cihaz kullanımına ihtiyacın olup olmayacağıdır. Bir süre duyamadığımız veya az işitebildiğimiz sesleri işitme cihazıyla tekrar duymaya başlamak ilk başlarda zor gelebilir. Bu süreç adaptasyon süreci olarak adlandırılır ve ilerleyen zamanlarda işitme cihazından alınacak verimin habercisidir. Bu sürecin cihaza alışma süreci olduğunu bilmek ve cihazı kullanmaya devam etmek gerekir. İşitme cihazı kullanımı güne başladığımız an itibariyle başlar ve uyuyuncaya kadar devam eder. Yalnızca su ile temas gerektiren durumlar ve kulak zarı perforasyonu gibi özel durumlar dışında kulaktan gün boyu çıkarılmamalıdır. Hatta teknolojinin gelişmesiyle birlikte şarj edilebilir ve su geçirmeyen işitme cihazlarının üretilmesi su teması problemini de ortadan kaldırmıştır.

Kulak Tüpü Nedir ?

İşitme kaybına neden olan pek çok unsur bulunur. Bunlardan kulakta sıvı birikmesi özellikle çocukluk çağında işitme kaybı problemlerinin başında gelmektedir. Erken teşhis ile kulak zarına tüp takılması sorunu büyümeden çözmektedir. Kulak tüpü, KBB uzmanı tarafından kulak zarının belirli kısmına yapılan işlemle yerleştirilen silindir şeklinde, küçük ve ortasında kanalı (lümeni) olan cisimlerdir. Kulak tüpü sayesinde orta kulağa hava geçişi sağlanır. Metal, teflon, plastik gibi çeşitli materyallerden yapılmış olan kulak tüpleri de vardır. Parasantez adı verilen uygulama ile işlem yapılır. Mikroskop yardımı ile kulak zarında cerrahi işlemle belirli bölgeye çizik atılır. Kulak zarında bilinçli çizilen bölgeden orta kulaktaki sıvı çekilir. Orta kulaktan dış kulağa doğru açılan ve özel aletlerle yerleştirilen tüp tam bir şekilde oturduktan sonra işlem sonlandırılır. İşitmeyi belirli ölçüde daha iyi hale getiren ve otit sonucu oluşan ağrıyı hafifleten bu işlem sonucunda hastanın kulağında hissedilen bir değişiklik oluşturmaz. Çocuk hastalarda orta kulakta meydana gelen bu problemin tekrarlamaması için genellikle geniz eti de alınır.

İşitme Kaybının Kişi ve Çevre Üzerindeki Etkileri

İşitme sorunu; kişinin yaşına, işitme kaybı tipine ve işitme kaybının ilerleme durumuna bağlı olarak kendisinin ve çevresinin hatta tüm yaşamının olumsuz olarak etkilenmesine neden olabilmektedir.  Etrafımızdaki konuşulanları anlayamamak, çevremizdeki sesleri duyamamak iletişimde kesintilerin oluşmasına sebep olmaktadır. Dil ancak karşılıklı olarak iletişim hâlinde bulunduğumuzda kazanılır. Duyabilen bebekler; doğdukları ilk zamandan itibaren duydukları, konuşmaları biriktirerek seslere anlam vermeyi öğrenirler. Kelimeleri anladıkça da seslendirmeye başlarlar. 1 yaş civarında ise anlaşılır kelimeleri söylemeye başlarlar. Bebeklerde işitme kaybı olması durumunda, doğduğu ve işitmeye başladığı zaman dilimi arasındaki zaman bizler için kayıp zamandır. Yaşıtlarının dil gelişimi becerilerine yetişebilmeleri için kayıp zamanın iyi bir şekilde telafi edilmesi gerekmektedir.

Kulak Çınlaması (Tinnitus)

Kulak çınlaması, işitsel bir uyaran olmadığı halde ses algılanması olarak tanımlanmaktadır. Latincede bulunan “tinnire” kelimesinden türetilmiş olup, çan çalmak, zil anlamlarına gelmektedir. Tinnitusu bazı psikiyatrik durumlar ile ( kuş sesi, insan sesi, müzik sesi vb anlamlı sesler duymak ) karıştırmamak gerekir. Tinnitus bir kulakta, her iki kulakta veya başın içinde algılanabilir. Genellikle duyusal kayıplara karşı oluşan nöroplastik cevapların oluşturduğu işitsel varsanıların kulak çınlamasını oluşturduğu düşünülmektedir. Tinnitus ile ilişkili olduğu bilinen bir çok hastalık olmakla birlikte bunların en başında işitme kaybı gelmektedir. Özellikle yüksek frekanslarda görülen işitme kayıpları kulak çınlaması için majör risk faktörlerindendir. Fakat işitme kaybı olup tinnitus semptomu olmayan veya işitme kaybı olmayıp tinnitusu olan bir çok hasta vardır. Tinnitus ile işitme kaybı arasında bir ilişki olmakla birlikte bu ilişki her zaman doğru orantılı değildir. Gürültü maruziyeti veya akustik travma yaşayan bireylerde tinnitus görülme sıklığı artmaktadır. Obezite, alkol ve tütün kullanımı, kafa travmaları, hipertansiyon, uyku bozuklukları, anksiyete olası risk faktörlerindendir. Kulak çınlamasına neden olan bir çok risk faktörü bilinse de net olarak hangi durumun nasıl etki ettiğini tespit etmek çoğu zaman mümkün olmamaktadır.