İşitme Cihazı Fiyatları

İşitme cihazı fiyatları kalıcı işitme kaybı tanısı alan bireylerin en çok merak ettiği konuların başında yer almaktadır. İşitme kaybı şüphesiyle hastanelerin KBB bölümüne başvuran bireylere eğer gerek görülürse işitme testi yapılır. Bu testin sonucuna göre eğer işitme kaybı medikal veya cerrahi yolla düzeltilemez ise kalıcı işitme kaybı teşhisi konuşur. Ardından işitme cihazı raporu ve reçetesi çıkan hastalar işitme cihazı markaları ve işitme cihazı fiyatları hakkında araştırmalara başlar.

Genetik İşitme Kaybı

Genetik İşitme Kaybı birçok hastalıkta olduğu gibi bireyin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir. Genetik işitme kaybı dünya çapında yaygın olarak görülmektedir. Görülme sıklığı oranı yüksek olan duyu problemlerinden biridir. Araştırmalara göre çocukluk çağındaki işitme kaybı problemlerinin yarısı genetik faktörlerden kaynaklanmaktadır. Özellikle 0-4 yaş aralığında dil gelişiminin büyük bir kısmı tamamlanmaktadır. Normal işitmeye sahip çocuklarda ek bir problem yoksa hem dil ve konuşma gelişimi hem de duygusal, zihinsel, sosyal ve akademik gelişimler normal sınırlarda seyretmektedir. Çocukluk çağında sık görülen işitme kaybı eğer erken dönemde tanılanıp tedaviye başlanılmaz ise konuşma ve dil gelişiminde gerilik, kişisel ve psikolojik sıkıntılar gibi birçok problemi ortaya çıkarmaktadır.

İşitme Cihazı

İşitme cihazları çevreden gelen sesleri amplifiye ederek yani seslerin şiddetini arttırarak işitme kayıplı bireylerin daha rahat işitmesini sağlayan aletlerdir.Hastanelerin Kulak Burun Boğaz (KBB) bölümünde muayene olduktan sonra ve odyolojik değerlendirmelerin ardından işitme kaybı tanısı alan hastaların işitme kaybının kalıcı olduğu ve ilaç veya ameliyat ile düzelme ihtimalinin olmaması durumunda işitme cihazı kullanması önerilir. Ameliyat açısından riskli bulunan bireyler ise ameliyatla işitmesinin daha iyi hale geleceği öngörülse bile risk sebebiyle işitme cihazı kullanması önerilir.

SGK İşitme Cihazı Ödemesi Ne Kadar?

İşitme cihazı alırken en çok merak edilen konuların başında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) veya Emekli Sandığı işitme cihazı için ne kadar ödeme yapıyor. Bireylerin yaşına, kendisinin veya sağlık güvencesinden faydalandığı kişinin çalışıyor olması veya emekli olmasına göre ödemenin miktarında farklılık olmaktadır. Yıllar önce işitme cihazı satın aldıktan sonra katkı payını almak için bireyler SGK’ya başvururken artık işitme cihazı alırken katkı payı cihazın fiyatından düşülür ve ödeme hastaya yapılmak yerine işitme merkezine yapılmaktadır. Bu blog yazımızda 2023 yılında işitme cihazı için SGK ve Emekli Sandığı’nın katkı payı ödemesi hakkında detaylı bilgiler verilmiştir. Bunun yanı sıra işitme kayıplı bir birey bu katkı payından ne kadar sürede bir faydalanabilir ve hakkı olup olmadığını nasıl sorgulatabilir gibi soruları yanıtlamış bulunmaktayız.

İşitme Kaybının Kişi ve Çevre Üzerindeki Etkileri

İşitme sorunu; kişinin yaşına, işitme kaybı tipine ve işitme kaybının ilerleme durumuna bağlı olarak kendisinin ve çevresinin hatta tüm yaşamının olumsuz olarak etkilenmesine neden olabilmektedir.  Etrafımızdaki konuşulanları anlayamamak, çevremizdeki sesleri duyamamak iletişimde kesintilerin oluşmasına sebep olmaktadır. Dil ancak karşılıklı olarak iletişim hâlinde bulunduğumuzda kazanılır. Duyabilen bebekler; doğdukları ilk zamandan itibaren duydukları, konuşmaları biriktirerek seslere anlam vermeyi öğrenirler. Kelimeleri anladıkça da seslendirmeye başlarlar. 1 yaş civarında ise anlaşılır kelimeleri söylemeye başlarlar. Bebeklerde işitme kaybı olması durumunda, doğduğu ve işitmeye başladığı zaman dilimi arasındaki zaman bizler için kayıp zamandır. Yaşıtlarının dil gelişimi becerilerine yetişebilmeleri için kayıp zamanın iyi bir şekilde telafi edilmesi gerekmektedir.

Vertigo Nedir?

Tıp dilinde baş dönmesine Vertigo denmektedir. Kendinizin veya etraftaki nesnelerin döndüğünü hissetmenize yol açar. Tüm bunlar Vertigo olarak tanımlanmaktadır. Bunlar; deprem oluyor gibi hissetmek, kendini güvensiz hissetmek, ayağın altından yerin hareket ediyor kayıyor gibi olması, kendi etrafında dönüyor hissi vertigo için kullanılan terimler arasındadır. Vücudumuzda dengemizi sağlamamıza yarayan üç unsur vardır. Bu unsurlardan birinin dahi kaybolması ile dengemiz bozulur ve bunun sonucunda baş dönmesi ortaya çıkar. Baş dönmesi şikâyeti ile gelen bir hasta değerlendirilirken öncelikli olarak hastadan ayrıntılı bir şekilde bilgi alınmalıdır. Hasta, çok dikkatle ve hassas bir şekilde dinlenilmedir. Bazen hastadan alınan tek bir cümle ile bile tanı konulurken bazen ise farklı testler sonucunda tanı konulmaktadır. Baş dönmesinin sıklığı, ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü ve beraberinde bulantı, kusma, duyma kaybı ve kulakta çınlama olup olmadığı teşhis için önem arz etmektedir.

Kulak Çınlaması (Tinnitus)

Kulak çınlaması, işitsel bir uyaran olmadığı halde ses algılanması olarak tanımlanmaktadır. Latincede bulunan “tinnire” kelimesinden türetilmiş olup, çan çalmak, zil anlamlarına gelmektedir. Tinnitusu bazı psikiyatrik durumlar ile ( kuş sesi, insan sesi, müzik sesi vb anlamlı sesler duymak ) karıştırmamak gerekir. Tinnitus bir kulakta, her iki kulakta veya başın içinde algılanabilir. Genellikle duyusal kayıplara karşı oluşan nöroplastik cevapların oluşturduğu işitsel varsanıların kulak çınlamasını oluşturduğu düşünülmektedir. Tinnitus ile ilişkili olduğu bilinen bir çok hastalık olmakla birlikte bunların en başında işitme kaybı gelmektedir. Özellikle yüksek frekanslarda görülen işitme kayıpları kulak çınlaması için majör risk faktörlerindendir. Fakat işitme kaybı olup tinnitus semptomu olmayan veya işitme kaybı olmayıp tinnitusu olan bir çok hasta vardır. Tinnitus ile işitme kaybı arasında bir ilişki olmakla birlikte bu ilişki her zaman doğru orantılı değildir. Gürültü maruziyeti veya akustik travma yaşayan bireylerde tinnitus görülme sıklığı artmaktadır. Obezite, alkol ve tütün kullanımı, kafa travmaları, hipertansiyon, uyku bozuklukları, anksiyete olası risk faktörlerindendir. Kulak çınlamasına neden olan bir çok risk faktörü bilinse de net olarak hangi durumun nasıl etki ettiğini tespit etmek çoğu zaman mümkün olmamaktadır.

Çocuklarda Orta Kulak İltihabı

Pediatrik grupta orta kulak iltihabı genellikle orta kulak enfeksiyonu veya otit olarak bilinmektedir. Ayrıca çocuklarda görülmesinin yanı sıra yaş ve cinsiyet fark etmeksizin yetişkinlerde de görülebilmektedir. En sık 6-24 aylık bebeklerde görülür ve 5 yaştan sonra görülme sıklığı giderek azalır. Bebekleri huzursuz eden bu durum nadiren de olsa kendiliğinden geçebilir. Diğer bir yandan uzun sürmesi ve kendiliğinden iyileşme olmaması halinde kulakta ağrının yoğunlaşması ve kulak zarında delinmeye yol açabilir. KBB hekimi eğer uygun görürse antibiyotik tedavisine başlanır ve iyileşme genellikle birkaç gün içinde gerçekleşir ve antibiyotik tamamen bitirilerek tedavi tamamlanır. Genel bir tanımlama yapacak olursak, orta kulak iltihabı yani otitis media kulak zarından sonra gelen kısım olan çekiç, örs ve üzengi adı verilen kemikçiklerin yer aldığı ve titreştiği kısımda meydana gelen iltihaplanma durumudur. En sık görülen grup ise pediatrik gruptur.

Çocuklarda İşitme Kaybı

Konuşmanın öğrenilmesi için ek olarak herhangi bir sağlık problemi olmaması durumunda en önemli unsur işitmedir. Tipi, derecesi ve konfigürasyonu fark etmeksizin işitme kaybı çocukların konuşmasını ve dil gelişimini doğrudan etkiler. Buna bağlı olarak sosyal, akademik ve duygusal problemleri de beraberinde getirir. Dil ve konuşma gelişiminin sağlıklı bir şekilde olması için işitmenin normal sınırlarda olması gerekmektedir. Konuşmanın olumsuz etkilenmesi ise işitme kaybının derecesi ile doğru orantılıdır. Dolayısıyla hafif dereceli bir kayıp bile çocuğun dil ve konuşma gelişimini olumsuz etkileyebilir. Dil gelişiminin en önemli dönemi 0-4 yaş aralığıdır. Hem konuşmayı hem de dili öğrenen yetişkin bireyler işitme kaybı yaşasalar bile duymadıkları kısımları tahmin ederek bir süre idare edebilirler. Ancak çocukların çevredeki sesleri çok net ve anlaşılır duymaları gerekmektedir. Bu nedenle eğer pediatrik grupta işitme kaybı mevcutsa hızlı aksiyon alınmalı ve pediatrik işitme cihazı uygulamasında bu alanda uzman odyologlardan destek alınmalıdır.

Ani İşitme Kaybı

Ani işitme kaybı adından da anlaşılacağı üzere aniden veya en fazla 72 saatlik süre içerisinde ilerleme göstererek işitmede kısmi olarak veya tamamiyle kayıp meydana gelmesine denir. Ani işitme kaybı tanısı olan hastaların çoğunun tanımlanabilir bir işitme kaybı nedeni yoktur. Odyolojik olarak ise art arda gelen üç frekansta 30 dB’lik sensörinöral kayıp meydana gelmesi veya daha fazla kayıp olarak tanımlanabilmektedir. Hastanın işitme kaybında düzelme kısmi veya tam olabilmesinin yanı sıra düzelme olmayabilir. Ani işitme kaybının görülme sıklığı 100.000’de 5 ila 20 arasındadır. Gerçek görülme sıklığı bu tahminlerden daha yüksek olabilir çünkü etkilenen ve hızla iyileşen kişiler tıbbi bakıma başvurmazlar. Her yaştan bireyde görülebilmesinin yanı sıra 50-60 yaş arası bireylerde daha sık görülmektedir. Peki ani işitme kaybı erkeklerde mi daha çok görülür kadınlarda mı ? Hem erkeklerde hem de kadınlarda eşit oranda görülmektedir.