Vertigo Nedir?

Tıp dilinde baş dönmesine Vertigo denmektedir. Kendinizin veya etraftaki nesnelerin döndüğünü hissetmenize yol açar. Tüm bunlar Vertigo olarak tanımlanmaktadır. Bunlar; deprem oluyor gibi hissetmek, kendini güvensiz hissetmek, ayağın altından yerin hareket ediyor kayıyor gibi olması, kendi etrafında dönüyor hissi vertigo için kullanılan terimler arasındadır. Vücudumuzda dengemizi sağlamamıza yarayan üç unsur vardır. Bu unsurlardan birinin dahi kaybolması ile dengemiz bozulur ve bunun sonucunda baş dönmesi ortaya çıkar. Baş dönmesi şikâyeti ile gelen bir hasta değerlendirilirken öncelikli olarak hastadan ayrıntılı bir şekilde bilgi alınmalıdır. Hasta, çok dikkatle ve hassas bir şekilde dinlenilmedir. Bazen hastadan alınan tek bir cümle ile bile tanı konulurken bazen ise farklı testler sonucunda tanı konulmaktadır. Baş dönmesinin sıklığı, ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü ve beraberinde bulantı, kusma, duyma kaybı ve kulakta çınlama olup olmadığı teşhis için önem arz etmektedir.

Kulak Çınlaması (Tinnitus)

Kulak çınlaması, işitsel bir uyaran olmadığı halde ses algılanması olarak tanımlanmaktadır. Latincede bulunan “tinnire” kelimesinden türetilmiş olup, çan çalmak, zil anlamlarına gelmektedir. Tinnitusu bazı psikiyatrik durumlar ile ( kuş sesi, insan sesi, müzik sesi vb anlamlı sesler duymak ) karıştırmamak gerekir. Tinnitus bir kulakta, her iki kulakta veya başın içinde algılanabilir. Genellikle duyusal kayıplara karşı oluşan nöroplastik cevapların oluşturduğu işitsel varsanıların kulak çınlamasını oluşturduğu düşünülmektedir. Tinnitus ile ilişkili olduğu bilinen bir çok hastalık olmakla birlikte bunların en başında işitme kaybı gelmektedir. Özellikle yüksek frekanslarda görülen işitme kayıpları kulak çınlaması için majör risk faktörlerindendir. Fakat işitme kaybı olup tinnitus semptomu olmayan veya işitme kaybı olmayıp tinnitusu olan bir çok hasta vardır. Tinnitus ile işitme kaybı arasında bir ilişki olmakla birlikte bu ilişki her zaman doğru orantılı değildir. Gürültü maruziyeti veya akustik travma yaşayan bireylerde tinnitus görülme sıklığı artmaktadır. Obezite, alkol ve tütün kullanımı, kafa travmaları, hipertansiyon, uyku bozuklukları, anksiyete olası risk faktörlerindendir. Kulak çınlamasına neden olan bir çok risk faktörü bilinse de net olarak hangi durumun nasıl etki ettiğini tespit etmek çoğu zaman mümkün olmamaktadır.

Çocuklarda Orta Kulak İltihabı

Pediatrik grupta orta kulak iltihabı genellikle orta kulak enfeksiyonu veya otit olarak bilinmektedir. Ayrıca çocuklarda görülmesinin yanı sıra yaş ve cinsiyet fark etmeksizin yetişkinlerde de görülebilmektedir. En sık 6-24 aylık bebeklerde görülür ve 5 yaştan sonra görülme sıklığı giderek azalır. Bebekleri huzursuz eden bu durum nadiren de olsa kendiliğinden geçebilir. Diğer bir yandan uzun sürmesi ve kendiliğinden iyileşme olmaması halinde kulakta ağrının yoğunlaşması ve kulak zarında delinmeye yol açabilir. KBB hekimi eğer uygun görürse antibiyotik tedavisine başlanır ve iyileşme genellikle birkaç gün içinde gerçekleşir ve antibiyotik tamamen bitirilerek tedavi tamamlanır. Genel bir tanımlama yapacak olursak, orta kulak iltihabı yani otitis media kulak zarından sonra gelen kısım olan çekiç, örs ve üzengi adı verilen kemikçiklerin yer aldığı ve titreştiği kısımda meydana gelen iltihaplanma durumudur. En sık görülen grup ise pediatrik gruptur.

Presbiakuzi

Presbiakuzi, artan yaşa bağlı olarak ortaya çıkan işitme kaybı anlamına gelmektedir. Ayrıca yaşlanma ile ortaya çıkan kronik hastalıklar arasında en yaygınıdır. Presbiakuzi, bilişsel bozukluklarının nedenlerinden biri olarak görülmektedir. İşitme bozukluğu üzerine yapılan son çalışmalar, yaşlılarda demans riskini artıran bilişsel süreçlerle bir korelasyon olduğunu kanıtlamaktadır. İşitme cihazlarının kullanımı ile işitmenin zamanında rehabilitasyonu(yeniden kazandırılması), bilişsel işlevin inhibisyon süreçlerini geciktirmenize izin verir ve yaşlıların aktif ömrünü uzatmasını sağlar.

Görünmeyen İşitme Cihazı

İşitme cihazı kullanımında büyük öneme sahip olan kriterlerin başında estetik kaygı gelmektedir. İşitme cihazları ilk ortaya çıktıklarında yaklaşık bir metre boyundaydı. Şimdi ise kulağınızdaki işitme cihazını bir metre uzaktan görmek pek mümkün değildir. Klinik İşitme Cihazları Merkezinde en doğal sesi veren, son teknoloji, yapay zeka destekli, şarjlı işitme cihazları ile sizlere hizmet vermekteyiz. Boyutları ise bir nohut tanesi kadar. Günümüzde işitme cihazlarının ses kalitesi kadar görünümü de çok önem taşımaktadır. Artık kimse kulağının arkasında çok büyük görünen bir cihazı takmak istememektedir. Görünmeyen işitme cihazı için aradığınız tüm çözümler Klinik İşitme Cihazları’nda. İşitme cihazları geçmişten günümüze gelişerek gelmiştir. İşitme cihazları eskiden kulağa tutulan huni şeklindeki aparatlar iken günümüzde mikrofon, işlemci ve hoparlör içeren teknolojik cihazlardır. Elektronik işitme cihazları 20. yüzyılın başlarında üretilmeye başlanmıştır. İlk ortaya çıktıklarında işitme cihazları tek kanallı, tek mikrofonlu, yapay zeka desteği olmadan tüm sesleri olduğu gibi yükselterek çalışıyordu. Günümüzde çok kanallı, birden fazla mikrofonlu ve güçlü işlemcileri sayesinde arka plan gürültüsünü azaltan, konuşmacıya odaklanan, sesin analizini yapabilen, daha doğal ses verebilen işitme cihazları üretilmektedir. 1980’li yıllara doğru analog işlemcili işitme cihazları üretilmeye başlanmış olup dijital işitme cihazlarının seri üretime geçebilmesi yaklaşık 2000’li yılları bulmuştur.